Boş Durmak Yerine Geleceğini İnşa Ediyor: 19 Yaşındaki Eyüp’ten Gençlere Örnek! Eyüp Muhammed Kayra Şahin Kimdir?
Paylaş
Henüz 19 yaşında… Üniversite eğitimine devam ederken bir yandan futbol oynuyor, profesyonel atletizm kariyerini sürdürüyor, diğer yandan modellik dünyasında Türkiye finallerine kadar uzanan bir başarı hikâyesi yazıyor.
2007 doğumlu Eyüp Muhammed Kayra Şahin, genç yaşına rağmen hayatını tek bir hedef üzerine kurmak yerine farklı alanlarda kendisini geliştirmeyi tercih eden gençlerden biri.
Aslen Bilecikli olan, İstanbul Kadıköy’de doğup büyüyen Şahin, üç kardeşli bir ailenin ortanca çocuğu. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Rumeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü’nde eğitimine başlayan genç sporcu, üniversiteye bir yıl erken başlaması nedeniyle şimdiden üçüncü sınıfa geçmeye hazırlanıyor.
Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Şahin’in en büyük hedeflerinden biri ise profesyonel futbol kariyerini daha ileriye taşımak.
“Her şey sokak futboluyla başladı”
Henüz 19 yaşındasın ama futbol, modellik ve profesyonel atletizm olmak üzere üç farklı alanda aktif olarak yer alıyorsun. Üstelik üniversite eğitimine de devam ediyorsun. Bu dört yol nasıl başladı?
Her şey altı yaşında futbol ile başladı. Kuzenlerimin vesilesiyle sokak futbolu oynuyordum. Zaman içerisinde hem ben kendi potansiyelimi fark etmeye başladım hem de hocalarım fark etti. Güzel kulüplerden, hatta Süper Lig kulüplerinden teklifler gelmeye başladı.
Ortaokula geldiğimde beden eğitimi öğretmenim beni atletizm konusunda keşfetti. Kısa ve uzun mesafe yarışlarına katılmaya başladım ve dereceler elde ettim. Lisede de beden eğitimi öğretmenimin desteğiyle devam ettim ve okuluma madalyalar kazandırdım.
Üniversite döneminde ise atletizmi profesyonel olarak yapmaya başladım. Yarışmalara katıldım ve önemli dereceler elde ettim. 100 metreyi 11,04 saniyede koştum. Katıldığım sekiz yarışın yedisinde birinci, birinde üçüncü oldum. Türkiye’de ilk sekiz ve ilk dört içerisinde yarıştım; üstelik bunu ayak bileğim sakatken yaptım.
Futbol ve atletizmi birlikte yürütüyorum. İki branşta da aktifim ve profesyonel olarak devam ediyorum. Halk diliyle söylemek gerekirse artık bu işlerden ekmek kazanıyorum.
“Modellik hayalimin arkasında kendi markamı kurmak var”
Küçüklüğümden beri modellik hayalim de vardı. Ancak modellik istememin arkasındaki asıl düşünce kendi işimi ve kendi markamı kurmak, kendi ismimi yaratmaktı. Bir Türk gencinin de bunu başarabileceğini düşündüm ve bu hayalle yola çıktım.
İki yıl önce bir ajansa başvurdum. Kısa süre içerisinde benimle görüşmek istediklerini söylediler. Ardından reklam teklifleri gelmeye başladı. Bu alanda kendimi güçlü hissettim ve profesyonel eğitimler alarak devam ettim.
Modellik yarışmalarına katıldım. İki kez Türkiye finalisti oldum, dört yarışmada ise Türkiye yarı finalisti olarak yarıştım.
“Boş vaktimi boş şeylere harcamıyorum”
Futbol, atletizm ve modellik birbirinden oldukça farklı dünyalar. Üçünü aynı anda yürütmek zor olmuyor mu?
Artık hayatım bir şekilde düzene girdi. Futbol ile atletizm zaten bir noktada birbirini tamamlıyor. Bu nedenle ikisini birlikte yürütmek benim için çok zor olmuyor.
Futboldan kalan zamanımda modellikle ilgili bir iş teklifi geldiğinde çekime veya görüşmeye gidiyorum. Boş vaktimi boş şeylere harcamıyorum. Hatta kendime çok fazla boş vakit yaratmayı da sevmiyorum. Sürekli yapacak bir şey buluyorum.
Evde olduğumda bile bir şeyler araştırıyorum veya yatırım yapmaya çalışıyorum. Zamanımı mümkün olduğunca kendi önceliklerim ve geleceğim için değerlendiriyorum.
“Başarıya inanılmaz derecede açım”
Birçok genç 19 yaşında hangi yolu seçeceğine karar vermeye çalışırken sen farklı alanlarda ilerliyorsun. Seni yaşıtlarından ayıran en önemli özelliğin ne?
Başarıya inanılmaz derecede açım ve başarısızlığa tahammülüm yok. Bir kere kaybettiysem, iki kere kazanmak isterim.
Futbol takım ruhunu, atletizm bireysel mücadeleyi öğretti
Futbolun takım ruhu, atletizmin disiplini ve modelliğin getirdiği özgüven… Bunların sana katkısı ne oldu?
Futbolda takım ruhunu, birlikte kazanmayı ve kaybetmeyi öğrendim. Atletizmde ise bireysel olarak kazanmanın ve kaybetmenin ne olduğunu öğrendim.
Modellik sayesinde de kendimi bedensel olarak nasıl geliştirebileceğimi öğrendim. Benim için önemli olan öncelikle kendimi nasıl gördüğüm. Kendimi güzel ve iyi görüyorsam bu bana yeter. Kendimi başkalarına güzel göstermek gibi bir amacım yok. İnsan kendisine değer verdiğinde ve kendisini iyi hissettiğinde bunun zaten dışarıya yansıdığına inanıyorum.
“Başarmak için bazı şeyleri feda ettim”
Başarıların dışarıdan güzel görünüyor. Peki insanların görmediği tarafta nelerden vazgeçtin?
Ailemle istediğim kadar görüşemediğim dönemler oldu. Yoğunluğum nedeniyle arkadaş ve aile çevremden uzak kaldığım zamanlar oldu. Bu, ilişkilerimizin kötü olmasından kaynaklanmıyor. Tamamen başarma isteğimden kaynaklanıyor.
Çok iyi dostluklarım var ancak bu kadar şeyi aynı anda başarabilmek için bazı şeyleri de feda etmek zorunda kaldım.
“Sadece dille değil, kalpten istemek gerekiyor”
Bugün seni izleyen 15-16 yaşındaki bir genç, “Ben de bir şeyler başarmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum” dese ona ne söylersin?
Ona söyleyeceğim ilk şey, kazanmaya aç olması gerektiği olur. Bir şeyi sadece dille değil, gerçekten kalpten istemesi gerekiyor.
Bir şeyi başarmak yalnızca “istiyorum” demekle olmuyor. Çok çalışmak gerekiyor. Bazen bazı şeylerden vazgeçmek, fedakârlık yapmak gerekiyor. Gerçekten kalpten istediğiniz zaman bunun için mücadele etmeye de başlıyorsunuz.
Peki 5 yıl sonra?
Eyüp Muhammed Kayra Şahin’i beş yıl sonra nerede göreceğiz? Futbolda mı, atletizmde mi, modellikte mi?
Planım profesyonel futbolcu olarak ilerlemek ve aynı zamanda kendi ismimi bir markaya dönüştürmek.
Kendi ürünleri ve kendi kıyafetleriyle piyasaya çıkmış, markasını dünya çapına taşımaya çalışan ve aynı zamanda dünya futboluna adım atmış bir genç olarak kendimi görüyorum.
Benim hedefim sadece bir alanda var olmak değil; kendi ismimi ve kendi markamı oluşturabilmek.







Yorum gönder