×

YENİ Parti Hollanda Başkanı Murat Han Gedikli: “Avrupa’daki vatandaşımız Türkiye siyasetinin seyircisi değil, kurucu aktörü olacak”

YENİ Parti Hollanda Başkanı Murat Han Gedikli: “Avrupa’daki vatandaşımız Türkiye siyasetinin seyircisi değil, kurucu aktörü olacak”

Paylaş

“Avrupa’daki vatandaşımız Türkiye siyasetinin seyircisi değil, kurucu aktörü olacak”

YENİ Parti’nin kuruluşuyla birlikte Türkiye siyasetinde yeni bir dönem tartışılırken, bu yeni dönemin Avrupa’daki karşılığı da giderek belirginleşiyor. Özgür Özel öncülüğünde kurulan YENİ Parti; demokrasi, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, sosyal devlet ve çağdaş sosyal demokrasi ekseninde yeni bir siyasal iddia ortaya koyuyor.

Partinin Avrupa örgütlenmesi ise kuruluşunun hemen ardından farklı ülkelerden ve şehirlerden gelen katılımlarla büyümeye devam ediyor.

Avrupa’daki örgütlenme çalışmalarını ve YENİ Parti’nin yurt dışına ilişkin vizyonunu; siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanında eğitim alan, genel sekreter yardımcılığı, genel sekreterlik ve birlik başkanlığı görevlerinde bulunan, Avrupa’da siyasi ve sivil toplum örgütlenmesi konusunda deneyim sahibi Murat Han Gedikli ile konuştuk.


“Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca yeni bir parti değil, yeni bir siyaset kültürü”

Sayın Gedikli, siyasetin içerisinde uzun yıllardır bulunan birisiniz. YENİ Parti’nin kuruluşuyla birlikte nasıl bir siyasi dönemin başladığını düşünüyorsunuz?

Murat Han Gedikli:
Bence burada önce siyasetin temel sorusunu doğru kurmak gerekiyor. Türkiye’nin ihtiyacı, yeni bir parti kurmaktan çok daha büyük bir meseleye işaret ediyor: Yeni bir siyaset kültürü oluşturmak.

YENİ Parti’yi benim açımdan değerli kılan da burada ortaya çıkıyor. “Yeni” kavramını bir isim olarak taşımaktan öte, siyasetin toplumla kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlama iddiası var.

Yurttaşın siyasetteki konumunu güçlendiren, katılımı artıran, liyakati merkeze alan ve farklı toplumsal kesimlerin kendisini siyasetin içerisinde görebildiği bir anlayıştan söz ediyoruz.

Özgür Özel’in ortaya koyduğu siyasal çizgide, Türkiye’nin farklı kesimlerini ortak bir gelecek fikri etrafında buluşturma iradesini görüyorum. Türkiye’nin sorunları geniş bir demokratik mutabakat, güçlü kurumlar ve ortak akıl gerektiriyor.

Ben Avrupa’dan baktığımda bu ihtiyacı daha da net görüyorum. Çünkü burada Türkiye ile bağını sürdüren, aynı zamanda Avrupa’nın siyasi, ekonomik ve toplumsal birikiminin içerisinde yaşayan milyonlarca insanımız var.

Bu insanlar Türkiye siyasetinin dışında tutulabilecek bir toplumsal kaynak değil. Türkiye’nin geleceğine katkı sağlayabilecek büyük bir insan, bilgi ve deneyim havuzu.


“Avrupa’daki insanımız Türkiye için büyük bir bilgi ve deneyim kaynağı”

Avrupa’dan bakınca Türkiye siyasetinin hangi yönünü daha farklı görüyorsunuz?

Murat Han Gedikli:
Benim siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki eğitimim, Avrupa’daki siyasi ve toplumsal deneyimim ve farklı kademelerde üstlendiğim örgütsel görevler, bana siyasetin artık yalnızca ulusal sınırlar içerisinde okunamayacağını gösterdi.

Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız bunun en somut örneği.

Burada doğan gençlerimiz Avrupa üniversitelerinde eğitim görüyor, Avrupa ekonomisinin içerisinde çalışıyor ve farklı siyasi kültürleri tanıyor. Aynı zamanda Türkiye ile kültürel, ekonomik ve siyasi bağlarını sürdürüyorlar.

Bu durum bir kimlik karmaşası olarak okunmamalı. Tam tersine, Türkiye açısından çok değerli bir uluslararası birikim olarak görülmeli.

Bir vatandaşımızın hem Türkiye’yi hem Hollanda’yı, hem Türkiye’nin siyasal gerçekliğini hem de Avrupa’nın demokratik kurumlarını tanıması çok önemli bir avantajdır.

Dolayısıyla Avrupa’daki insanımız, Türkiye ile Avrupa arasında yalnızca köprü kuran bir topluluk olarak görülmemeli. İki farklı siyasal ve toplumsal deneyimi aynı anda taşıyan, Türkiye’nin uluslararası kapasitesini güçlendirebilecek bir siyasi aktör olarak değerlendirilmelidir.


“Avrupa’daki örgütlenmenin kendi modeli olmalı”

Bu yaklaşım Avrupa örgütlenmesini nasıl değiştirecek?

Murat Han Gedikli:
Avrupa’da, Türkiye’deki örgütlenmenin aynısını kurmak doğru olmaz. Çünkü Avrupa’nın kendi siyasi, hukuki ve toplumsal gerçekliği var.

Bizim burada yapmamız gereken, Türkiye’nin siyasi hedeflerini Avrupa’daki gerçeklikle buluşturabilmek.

Avrupa örgütlenmesi, Türkiye’nin Avrupa’daki temsil alanı olurken aynı zamanda Avrupa’daki bilgi ve deneyimin Türkiye’ye taşındığı bir siyasi merkez hâline gelmeli.

Yerel yönetimlerden sosyal politikaya, dijital demokrasiden yurttaş katılımına, eğitimden çevre politikalarına kadar Avrupa’da çok önemli uygulamalar var.

Bunları Türkiye’ye olduğu gibi taşımaktan söz etmiyorum. Türkiye’nin kendi şartlarını, toplumsal yapısını ve tarihsel birikimini dikkate alarak yeni politikalar geliştirmekten söz ediyorum.

Benim için örgütlenmenin başarısı da burada ölçülür.


“İyi örgütlenme, insanların fikrini karar mekanizmasına taşıyabilmektir”

Şu anda Avrupa’da ciddi bir örgütlenme çalışması yürütülüyor. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Murat Han Gedikli:
Kuruluşun ardından Avrupa’da oluşan ilgi oldukça önemli. Farklı ülkelerden, şehirlerden ve toplumsal çevrelerden insanların YENİ Parti’ye yöneldiğini görüyoruz.

Ancak bu hareketliliği yalnızca üye sayılarıyla değerlendirmiyorum.

Asıl önemli olan, insanların yeniden siyasete güven duyması ve siyasetin içerisinde kendisine bir alan araması.

Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun koordinasyonunda ve yurt dışı örgütlenmesinde görev alan milletvekillerimizin katkılarıyla güçlü bir yapı oluşturmak için çalışıyoruz.

Sayın Altaca Kayışoğlu’nun hukuk, insan hakları, parlamento ve Avrupa Birliği alanlarındaki birikimi de bu süreç açısından önemli bir değer taşıyor.

Benim yıllardır örgütlenmenin farklı kademelerinde edindiğim deneyim de burada önemli bir perspektif sağlıyor. Genel sekreter yardımcılığı, genel sekreterlik ve birlik başkanlığı görevlerinde şunu çok net gördüm:

İyi örgütlenme, insanları bir araya getirmekle başlar; onların fikrini karar mekanizmasına taşıyabilmekle güçlenir.

Bu nedenle Avrupa’da güçlü, katılımcı, liyakati esas alan ve politika üretebilen bir örgütlenme modeli kurmak istiyoruz.


“Avrupa’daki vatandaşımız artık yalnızca talep eden değil, katkı sunan bir aktör”

Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’den beklentileri sizce nasıl değişti?

Murat Han Gedikli:
Avrupa’daki vatandaşımızın Türkiye ile kurduğu ilişki büyük bir dönüşüm geçirdi.

Bugün Avrupa’da yaşayan insanlarımız Türkiye’ye yalnızca taleplerini ileten bir topluluk olarak bakmıyor. Türkiye’nin geleceğine katkı sunmak istiyor.

Çünkü ellerinde çok büyük bir birikim var.

Almanya’daki bir mühendisin teknoloji alanındaki deneyimi, Hollanda’daki bir girişimcinin Avrupa pazarına ilişkin bilgisi, Belçika’daki bir akademisyenin bilimsel birikimi, Fransa’daki bir gencin Avrupa siyasetine dair tecrübesi Türkiye için ciddi bir potansiyel oluşturuyor.

Biz bu potansiyeli siyasi karar alma süreçlerinin içerisine taşımak istiyoruz.

Türkiye’nin Avrupa’daki vatandaşlarına bakışının da buna göre değişmesi gerektiğine inanıyorum.


“Vatandaş kendisini devletin karşısında yalnız hissetmemeli”

Peki YENİ Parti Avrupa’da hangi sorunları öncelikli gündemine alacak?

Murat Han Gedikli:
Vatandaşlık hakları, emeklilik ve sosyal güvenlik, konsolosluk hizmetleri, eğitim, gençlik, ekonomik ilişkiler ve Türkiye-Avrupa ilişkileri önemli başlıklar.

Fakat bütün bunların üzerinde daha temel bir mesele var: Yurt dışında yaşayan vatandaşımızla devlet arasındaki ilişkinin çağdaş bir yurttaşlık anlayışı temelinde yeniden kurulması.

Vatandaşımız konsolosluğa gittiğinde, oy kullandığında, emeklilik hakkını takip ettiğinde veya Türkiye’de ekonomik bir işlem gerçekleştirdiğinde kendisini devletin karşısında yalnız hissetmemeli.

Devlet vatandaşına ulaşabilmeli; vatandaş da devletine güvenebilmelidir.

Bunun yanında yurt dışındaki vatandaşlarımızın Türkiye’nin ekonomik, bilimsel, kültürel ve diplomatik kapasitesine sunduğu katkıyı kurumsallaştıracak politikalar geliştirmek gerekiyor.

Biz Avrupa’daki insanlarımızın bilgisini ve deneyimini Türkiye’nin stratejik gücünün bir parçası olarak görüyoruz.


“Yeni siyaset, geçmişin birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturabilmektir”

YENİ Parti’nin çağdaş sosyal demokrat kimliği Avrupa’daki örgütlenmeye nasıl yansıyacak?

Murat Han Gedikli:
Avrupa’da sosyal devletin günlük hayattaki karşılığını görüyoruz. Fakat bizim görevimiz Avrupa’daki modelleri Türkiye’ye kopyalamak değil.

Atatürk’ün çağdaşlaşma hedefini, Cumhuriyetin yurttaşlık anlayışını ve sosyal demokrasinin özgürlük, eşitlik, dayanışma ve sosyal adalet değerlerini 21. yüzyılın ihtiyaçlarıyla buluşturmak gerekiyor.

Ben “yeni” kavramını da burada görüyorum.

Yeni siyaset, geçmişle bağını koparan siyaset değildir. Geçmişin birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla yeniden yorumlayabilen siyasettir.

Türkiye’nin güçlü kurumlara, liyakate, sosyal adalete, özgürlüklere ve demokratik katılıma ihtiyacı var.

Bizim kuşağımızın sorumluluğu da bunları gelecek kuşaklara taşıyabilecek yeni bir siyasal dil ve yeni bir yönetim anlayışı oluşturmak.


“Gençler yalnızca sahada çalışmayacak; politika üretecek ve karar verecek”

Avrupa’daki gençlere özel bir mesajınız var mı?

Murat Han Gedikli:
Kesinlikle.

Sayın Ekrem İmamoğlu’nun siyaset anlayışında öne çıkan “yeni nesil siyaset” perspektifini çok önemli buluyorum.

Yeni nesil siyasetçi; toplumun önünde yürüyen, toplum adına konuşan ve karar veren bir figürden ibaret değildir. Dinleyen, öğrenen, farklı görüşlerle temas kuran, teknoloji ve dünyadaki dönüşümü takip eden, uzmanlığa ve liyakate değer veren, çözüm üreten bir siyasetçi anlayışından söz ediyoruz.

Gençlere “Siyasete katılın” demek tek başına yeterli değil. Gençlere siyasette gerçek bir alan açmak gerekiyor.

Avrupa’da doğan ve büyüyen gençlerimize yıllarca “iki kültür arasında kalmış gençler” gözüyle bakıldı.

Ben bu bakışı doğru bulmuyorum.

Onlar iki kültür arasında kalmış değiller. İki kültürün, iki toplumsal deneyimin ve iki farklı dünyanın birikimini taşıyorlar.

Bir gencin İstanbul’u ve Rotterdam’ı, Ankara’yı ve Brüksel’i bilmesi bir kimlik problemi değil; çok güçlü bir siyasi ve kültürel sermayedir.

Bu nedenle gençlerin siyasetteki rolünü seçim dönemlerinde saha çalışması yapan veya sosyal medyada içerik üreten bir kuşakla sınırlamayacağız.

Gençler politika üretecek.

Gençler karar verecek.

Gençler örgüt yönetecek.

Gençler Türkiye’nin geleceğine ilişkin söz sahibi olacak.

YENİ Parti’nin Avrupa örgütlenmesinde yeni nesil siyaset anlayışının en güçlü karşılıklarından birini, gençlerin aktif katılımıyla oluşturmak istiyoruz.


“Türkiye’nin geleceğini uzaktan izlemeyin”

Son olarak, Avrupa’da yaşayan ve YENİ Parti’ye henüz üye olmamış bir vatandaşımıza ne söylersiniz?

Murat Han Gedikli:
Türkiye’nin geleceğini uzaktan izlemeyin.

Bugün Türkiye’de yeni bir siyasi dönem başlıyor. Bu dönemin içerisinde sizin de sözünüz, fikriniz ve emeğiniz olmalı.

Ben Avrupa’daki vatandaşlarımızın Türkiye siyasetinde kendisini dışarıda hissettiği bir anlayışın geride kalması gerektiğine inanıyorum.

Çünkü Avrupa’da yaşayan milyonlarca insanımızın Türkiye’ye söyleyecek sözü var.

YENİ Parti’nin önünde hazır kalıplarla ilerleyen bir siyaset anlayışı bulunmuyor. Yeni bir siyasi kültürü birlikte oluşturuyoruz.

Burada gençlere, kadınlara, akademisyenlere, girişimcilere, emekçilere, hukukçulara, sanatçılara ve farklı alanlarda birikim sahibi insanlara ihtiyaç var.

Siyaset, profesyonel bir çevrenin kendi içerisinde yaptığı bir faaliyet olmaktan çıkmalı. Toplumun bütün enerjisini karar alma süreçlerine taşıyan bir yapıya dönüşmeli.

Ben Avrupa’daki vatandaşlarımızı YENİ Parti’nin programını okumaya, sorgulamaya, eleştirmeye ve katkı sunmaya davet ediyorum.

Çünkü siyasete katılmak bir isim yazdırma meselesi değil; ülkenin geleceğinde sorumluluk üstlenme iradesidir.

Biz Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı Türkiye siyasetinin uzaktan izleyenleri olarak görmüyoruz.

Onları Türkiye’nin geleceğine ilişkin politika üretecek, karar süreçlerine katılacak ve yeni siyasetin inşasında sorumluluk üstlenecek aktörler olarak görüyoruz.

Benim hedefim de tam olarak bu:

“Avrupa’daki vatandaşımız Türkiye siyasetinin seyircisi değil, kurucu aktörü olacak.”

Türkiye’nin geleceği, Türkiye sınırları içerisinde yaşayan insanların olduğu kadar dünyanın farklı ülkelerinde Türkiye’ye gönül vermiş, Türkiye için üreten ve Türkiye’nin geleceğine katkı sunmak isteyen insanların da ortak meselesidir.

YENİ Parti’nin Avrupa örgütlenmesi, bu ortak geleceğin siyasi adreslerinden biri olacak.

Haber bültenimize bedava kayıt olun

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum gönder